Zoë Kravitz’in ilk yönetmenlik deneyimi olan Blink Twice (Gözlerini Kırp, 2024), türüne oldukça sadık bir şekilde oyunun tüm kurallarını ince işleyen ve sonuna değin seyir keyfini besleyen dinamik bir film. Tropik olanla distopik yapıyı ada düzleminde birleştiren mekânın tasviri, oklarını doğrudan toplumsal eleştirinin kollarına fırlatırken, seyirciler olarak da cennet gibi sunulan leziz bir tabak görünümü … Okumaya devam et BLINK TWICE – Kısık Ateşte Pişen Bozuk Etin Keskin Kokusu
Etiket: Korku
ALIEN: ROMULUS – Kaliteli Bir Alien Quadrilogy Kolajı
Kötü Ruh (2013) ve Nefesini Tut (2016) filmlerinden tanıdığımız Fede Alvarez’in yönetmen koltuğunda oturduğu Alien: Romulus (2024), geçtiğimiz günlerde tüm dünyada gösterime girdi. Karşımızdaki prodüksiyon kalitesi yüksek, heyecan / gerilim dozu da yine yükseklerde seyreden, Hollywood’un meşhur “entertainment” vaadini yerine getiren bir yapım olsa da, filmin çıkış noktasını merak etmemek elde değil. Büyük ihtimalle prodüktörlerden … Okumaya devam et ALIEN: ROMULUS – Kaliteli Bir Alien Quadrilogy Kolajı
TRAP: Aksiyonun Islak Ayak İzleri Karanlığa Gömülmüş Sesleri Takip Ettiğinde
M. Night Shyamalan’ın yazıp yönetmiş olduğu en yeni filmi Trap (Tuzak, 2024), gerilim türünün aksiyon kategorisine hizmet ettiği bir köşe kapmaca oyununu anımsatıyor. Aynı şekilde kullanılan ana mekânların yansıması da tamamen bu türden bir koşuşturmayı her sekansta besler nitelikte karşımıza çıkıyor. Bir şeyden kaçma, ardından başka bir olayın, çatışmanın içerisine dahil olma durumlarını sıklıkla karşımıza … Okumaya devam et TRAP: Aksiyonun Islak Ayak İzleri Karanlığa Gömülmüş Sesleri Takip Ettiğinde
NİLGÜN ABİSEL’in “POPÜLER SİNEMA ve TÜRLER” Kitabı Üzerine
Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun olup doktora eğitimini aynı fakültede tamamlayan ve 1972 yılından itibaren üniversitenin İletişim Fakültesi’nde görev yapan Nilgün Abisel, Sessiz Sinema (1989), Türk Sineması Üzerine Yazılar (1994) gibi yazdığı ve yayına hazırladığı kitaplarla Türkiye’de sinema literatürüne önemli katkılarda bulunmuş, bu yazıda ele alacağımız Popüler Sinema ve … Okumaya devam et NİLGÜN ABİSEL’in “POPÜLER SİNEMA ve TÜRLER” Kitabı Üzerine
LONGLEGS: Deriden Yapılma Maskenin Ardındaki Gölgenin Fısıltılı Yakarışı
Tıpkı gönderme yaptığı Sharon Olds’un “Satan Says” şiirinin ilk mısrasında yer aldığı gibi tamamıyla kutu formatında bir sahne ile açılarak izleyicinin en başından itibaren derisine usulca işleyen sessiz bir gerilimi uykusundan uyandıran Osgood (Oz) Perkins’in son filmi Longlegs (2024), beklenilen etkiyi oldukça yüksek oranda karşılıyor. Fransa’da önceki gün (10 Temmuz) gösterime giren film için soluğu … Okumaya devam et LONGLEGS: Deriden Yapılma Maskenin Ardındaki Gölgenin Fısıltılı Yakarışı
MAXXXINE: Bir Adet Hollywood Aromalı Milkshake, Yanına Giallo Soslu Hotdog
X üçlemesinin son halkası olarak kabul edilen MaXXXine (2024), “slasher”, “giallo” ve “1980’ler estetiği” alanlarına giren fantezileri aynı potada eriterek duyusal bir deneyim eşliğinde kendisine sunulan deriyi ikinci bir kabuk olarak kullanıp tam anlamıyla somut temsiline ulaşıyor. Yıldız olmanın esas amaç olarak görüldüğü ve bu yolda en büyük aracı şeklinde kullanılan sinema endüstrisinin, film boyunca … Okumaya devam et MAXXXINE: Bir Adet Hollywood Aromalı Milkshake, Yanına Giallo Soslu Hotdog
I SAW THE TV GLOW: Büyüsünü Yitiren Televizyonun Ölü Nesnesi Olmak
Jane Schoenbrun'un üçüncü uzun metraj filmi olan I Saw the TV Glow (“TV Ekranının Parladığını Gördüm”, 2024), televizyonun yarı soluk rengine kapılmış yapay bir gerçekliğin geçidini, bir ekranın gri tonlarına sığınmış pürüzlü dudaklara taşıyor. Film her ne kadar çoğunlukla yumuşak denebilecek alanlara çıplak ayakla basıyor olsa da, sekansların arasından seken, bir nevi imge evrenimizde paslanmış … Okumaya devam et I SAW THE TV GLOW: Büyüsünü Yitiren Televizyonun Ölü Nesnesi Olmak
EN ATTENDANT LA NUIT: Gece Kendi Dışında Hiçbir Yere Götürmez
2024 yılında geçtiğimiz yıllara göre vampir alt ve üst temalı birçok film karşımıza çıktı. Hiç kuşkusuz bunlardan poetik olarak dikkat çekici olanı Céline Rouzet’nin ikinci uzun metraj filmi olan En attendant la nuit (For Night Will Come / Geceyi Beklerken, 2023) farkını gösteriyor. Oldukça narin bir dokusu olan film, gündüze susamış bir karakter üzerinden izleyiciyi … Okumaya devam et EN ATTENDANT LA NUIT: Gece Kendi Dışında Hiçbir Yere Götürmez
Saf Kötü Bir Zihnin Anatomisi – HENRY: PORTRAIT of a SERIAL KILLER
Amerikalı yönetmen John McNaughton’un 1986’da çektiği Henry: Portrait of a Serial Killer (Henry: Bir Seri Katilin Hikayesi) tarihin gördüğü en acımasız ve aynı zamanda patolojik bir yalancı olan seri katil Henry Lee Lucas’ın hayatının bir döneminde ortaklık ettiği Ottis Toole ile birlikte işledikleri seri cinayetlerinin geçtiği yıllarına odaklanıyor. ELEŞTİRİ Her şeyden önce yönetmen John McNaughton’u … Okumaya devam et Saf Kötü Bir Zihnin Anatomisi – HENRY: PORTRAIT of a SERIAL KILLER
THE WATCHERS: Mülkü Tehlikede Olanın Brechtyen Sahibesi
Kayıp bir mekânın içinde bireylerin duygularının köleleştirildiği ve öz kimliğin bir nevi kopyala-yapıştır eylemiyle bireyin kendisine yabancılaştırılmaya çalışıldığı sömürücü bir ortamı odağına alan Ishana Night Shyamalan’ın ilk uzun metraj filmi The Watchers (Gözcüler, 2024), izleyiciyi tamamen izole bir alanın içerisine çekerek alegori metoduyla seyircinin kendisini birebir izleyen olarak hedef alıyor. Gotik ve korku türünde yazan … Okumaya devam et THE WATCHERS: Mülkü Tehlikede Olanın Brechtyen Sahibesi
