Dietrich’in Dünya çapında ün kazandığı film olan Der Blaue Engel, Türkçesi ile Mavi Melek, 1930 yapımı bir Josef von Sternberg filmi. İkilinin izleyen seneler boyunca sürmeye devam edecek olan iş birliğinin temelini atan film, 1924 yılının Almanya’sında geçiyor. Aynı zamanda bir profesörün aşkını ve bu aşk sebebiyle düşüşe geçen hayatını konu ediniyor. Sessiz film döneminden … Okumaya devam et Eskiyle Yeninin Kesiştiği Yer: Sesli Sinemaya Geçiş ve MAVİ MELEK
Yazar: Ece Mercan Yüksel
AŞK ve ÖLÜM: “Sen Hayatsın ve Ben Onu Terk Ediyorum”
Türkçe’ye Aşk ve Ölüm olarak geçen A Matter of Life and Death (1946) bir yandan Stairway to Heaven diye de biliniyor çünkü Amerika’daki dağıtımı bu ad altında yapılmış bulunmakta. Filmin yönetmenleri Michael Powell ve Emeric Pressburger, nam-ı diğer The Archers yani Okçular, “Stairway to Heaven” isminden pek memnun olmasa da Amerikan izleyicisinin isminde death yani … Okumaya devam et AŞK ve ÖLÜM: “Sen Hayatsın ve Ben Onu Terk Ediyorum”
THE SERVANT: Ezber Bozan Bir Efendi-Köle İlişkisi
The Servant, veya Türkçe’ye çevrilmiş haliyle Genç Hizmetçiler, 1963 yapımı bir Joseph Losey filmi. Film, yönetmeni dışında bütünüyle bir İngiliz filmi olma özelliği taşıyor. Joseph Losey, 1950’lerde Amerika’da oldukça yaygın olan komünist cadı avında adı kara listeye alınan yönetmenlerden. Bu sebepten birçok yönetmen gibi o da ülke değiştiriyor ve İngiltere’ye taşınıyor. Burada birçok film ortaya … Okumaya devam et THE SERVANT: Ezber Bozan Bir Efendi-Köle İlişkisi
Savaş Yıkıntıları Arasında Hayatta Kalmaya Çalışmak: MARIA BRAUN
Dial M for Movie’deki bir önceki Fassbinder yazısı olan Altı Kişilik Bir Oda Draması: PETRA VON KANT’IN ACI GÖZYAŞLARI'nda Fassbinder’ın kişiliğine, sinemasının ayrıldığı dönemlere ve Yeni Alman Sineması’na olan etkilerine değinmiştik. Bu yazıda ise Rainer Werner Fassbinder’in Petra Von Kant’ın Acı Gözyaşları filminde de açıkça görebildiğimiz sadomazoşist yanına ve tanığı olduğu Alman tarihini bir kadının … Okumaya devam et Savaş Yıkıntıları Arasında Hayatta Kalmaya Çalışmak: MARIA BRAUN
Altı Kişilik Bir Oda Draması: PETRA VON KANT’IN ACI GÖZYAŞLARI
Yeni Alman Sineması’nın enfant terrible’i olarak bilinen Rainer Werner Fassbinder’in 1972 yapımı filmi Petra Von Kant’ın Acı Gözyaşları (Die Bitteren Tränen der Petra von Kant) izleyicisini 2 saat 4 dakika boyunca tek bir odanın içine hapsediyor. Saatler, günler ve aylar geçiyor; aynı oda değişmekte olan ilişki dinamiklerinin ve karakterlerin ortaya konduğu bir sahne haline geliyor. … Okumaya devam et Altı Kişilik Bir Oda Draması: PETRA VON KANT’IN ACI GÖZYAŞLARI
APU ÜÇLEMESİ: Bitmeyen Bir Yol Öyküsü
Hint yönetmen Satyajit Ray’in sırasıyla 1955, 1956 ve 1959 yıllarına ait filmleri Pather Panchali (Yol Türküsü), Aparajito (Yenilmez) ve Apur Sansar (Apu’nun Dünyası) küçük bir çocuğun büyüyüp yetişkin bir erkek olmasının öyküsünü sinemaya taşıyor. Bibhutibhushan Bandopadhyay tarafından yazılan Pather Panchali (1929) ve Aparajito (1932) romanlarından esinlenilen filmler öyküsünü ve anlatımını özellikle Apu karakterinin etrafında şekillendiriyor. … Okumaya devam et APU ÜÇLEMESİ: Bitmeyen Bir Yol Öyküsü
SHADOW of a DOUBT: The Devil in Disguise
Shadow of a Doubt is a psychological thriller movie directed by Alfred Hitchcock and it’s made in 1943. It’s the director’s favorite one in terms of his own films. That makes it an outstanding movie just from the start. There’s a prosperity of themes in this movie and many ways to read them as a … Okumaya devam et SHADOW of a DOUBT: The Devil in Disguise
Aslına Dönüşen Taklit: KAGEMUSHA
Akira Kurosawa’nın 1980 yapımı filmi Kagemusha / Gölge Savaşçı, Japon tarihindeki Sengoku dönemine ışık tutuyor ve kısmi olarak o dönemin politik olaylarını işliyor. 1980 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanan film bunun dışında da birçok ödüle sahip. Filmin yapımcıları arasında George Lucas ve Francis Ford Coppola da yer alıyor. Kurosawa’nın kariyerindeki belli bir noktada … Okumaya devam et Aslına Dönüşen Taklit: KAGEMUSHA
Geç Kalan Bir Güzellik ve Ölümle Dans
Morte a Venezia (1971) yani Venedik’te Ölüm, Alman yazar Thomas Mann’ın aynı isimdeki hikâyesine dayanıyor. Yönetmenlik koltuğunda ise çeşitli romanları filmlerine konu etmesiyle tanıdığımız Luchino Visconti oturuyor. Yönetmen aynı zamanda filmlerine konu edindiği kitaplarda olup biten herşeyi filmlerine aktarmaktan uzak durmasıyla da biliniyor. Öyle ki kitapları okuyup akabinde filmleri izlemek gerektiği söylenebilir. Leopar / Il … Okumaya devam et Geç Kalan Bir Güzellik ve Ölümle Dans
LEOPAR: Her Şeyin Değiştiği Bir Dünyada Aynı Kalabilmek İçin Değişmek
Giuseppe Tomasi Di Lampedusa’nın aynı adlı romanına dayanan Leopar (Il Gattopardo), İtalyan Yeni Gerçekçi akımının önemli temsilcilerinden olan Luchino Visconti’nin en değerli filmlerinden bir tanesi olarak anılıyor. 1860’lı yılların Sicilya’sında geçen film, aristokrasinin çökmekte olduğu bir dönemde, yaşlı bir prensi anlatıyor. Bu prensi canlandıran kişi 1946 yılında Amerika’da önemli bir Noir filmi olan The Killers … Okumaya devam et LEOPAR: Her Şeyin Değiştiği Bir Dünyada Aynı Kalabilmek İçin Değişmek
