MINARI: Yalnızlığın Karşısında Birliktelik

Bu yazımızda siz okuyucularımıza 2020’de adından oldukça söz ettiren, başta akademi ödüllerinde en iyi yardımcı kadın oyuncu dalı olmak üzere birçok festivalden çeşitli ödüllerle dönmüş olan Minari (2020) filminin analizini yapmaya çalışacağız. Yazımızın spoiler (sürpriz bozan) içereceğini de şimdiden belirterek filmi izlemeyenlerin yazının buradan sonrasını okumamalarını tavsiye ediyor ve herkese keyifli okumalar diliyoruz. KONU: Koreli … Okumaya devam et MINARI: Yalnızlığın Karşısında Birliktelik

GOLEM (’80) – Alman Ekpresyonizmine Bulanmış Bir Transhümanist Anlatı

Bu yazımızda siz okuyucularımıza, kariyerinde yalnızca 6 uzun metrajlı film çekmiş olan Piotr Szulkin’in 1980 yapımı ilk uzun metrajı olan GOLEM adlı başyapıtının detaylı analizini yapmaya çalışacağız. Yazı sürprizbozan / spoiler içereceğinden ötürü okumadan önce filmi izlemenizi tavsiye eder, şimdiden iyi okumalar dileriz. KONU: İkinci Dünya Savaşı sonrasında bilinmeyen distopik bir gelecekte tıp deneylerinin yaygınlaştığı … Okumaya devam et GOLEM (’80) – Alman Ekpresyonizmine Bulanmış Bir Transhümanist Anlatı

SINNERS: Çok Sesli Epik Bir Vampir Denemesi

2010’lu yıllarda Fruitvale Station, Creed gibi filmlerle adını duyurmaya başlayan Amerikalı yönetmen Ryan Coogler bu yıl oldukça ses getiren Sinners (Günahkarlar, 2025) ile görücüye çıktı. Bu yazımızda Sinners’ın okumasını yapmaya çalışacağız. Yazımız spoiler içermemektedir, herkese keyifli okumalar dileriz. KONU: Smoke / Stack adlı ikiz kardeşler mafyavari geçmişlerini geride bırakmak için memleketlerine geri dönerler. Burada yeni … Okumaya devam et SINNERS: Çok Sesli Epik Bir Vampir Denemesi

SCARECROW: Birey Olmak İçin Daha Çok ‘Yol’ Var

1971 yapımı kült drug-movie’lerden olan The Panic In Needle Park ile tanınan, aynı zamanda o filmle tüm dünyaya Al Pacino’yu başrolde ilk kez tanıtan fotoğrafçılık kökenli yönetmen Jerry Schatzberg’in yönettiği Scarecrow (Korkuluk, 1973) birbirini hiç tanımayan ama birbirlerine de mecbur gibi görünen iki insanın dokunaklı öyküsünü anlatıyor. Gene Hackman ile Al Pacino ikilisinin başrolde döktürdüğü … Okumaya devam et SCARECROW: Birey Olmak İçin Daha Çok ‘Yol’ Var

CONCLAVE – Cehennem Bir Diğer Cehennemi Çağırır

Genel olarak zayıf bir sinema yılı olarak adlandırılan 2024’ün kuşkusuz ki ülkemizde en çok beklenen filmlerinden bir tanesi Edward Berger’in yönetmen koltuğunda oturduğu Conclave (Konsey, 2024) idi. 2022’nin dört Akademi (Oscar) ödüllü savaş filmi All Quiet on the Western Front (Batı Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok) ile dikkatleri üzerine çekmiş olan İngiliz sinemacı Berger’in Conclave’i … Okumaya devam et CONCLAVE – Cehennem Bir Diğer Cehennemi Çağırır

Clint Eastwood’dan Amerikan Western’ine Derinlemesine Veda: UNFORGIVEN

Tüm dünyanın bildiği üzere yaşayan efsane oyuncu, yönetmen ve senarist Clint Eastwood, hiç şüphesiz ki Hollywood’un gelmiş geçmiş en büyük ikonlarından biri. Onu bu kadar unutulmaz yapan elbette çok şey var. Sergio Leone’nin kendisini keşfetmesi ve sonrasında da Amerikan western sinemasının ve aksiyon filmlerinin kalburüstü yönetmeni Don Siegel’ın da el vermesiyle Eastwood, 30’lu yaşlarının ortalarından … Okumaya devam et Clint Eastwood’dan Amerikan Western’ine Derinlemesine Veda: UNFORGIVEN

COMPANION – İnsan Tüm Dünyanın Kurdudur

Genç yönetmen Drew Hancock’un yazıp yönettiği ilk uzun metraj olan Companion (Kusursuz Arkadaş, 2025) ‘kusursuz’ bir kadın robot olan Iris (Sophie Thatcher) ile, onu arkadaş grubuyla tanıştıracak olan Josh’un (Jack Quaid) geçirdiği iki güne odaklanıyor. Herhangi bir tanışma, aynı hayatın kendisi gibi son derece normal olabilir. Ne var ki hayatın tekdüzeliğine sıkışmış olan sıradanlık ise, … Okumaya devam et COMPANION – İnsan Tüm Dünyanın Kurdudur

İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION

1971’de başlayan sinema kariyerinde çektiği birbirlerinden oldukça farklı filmlerle tanınan Abel Ferrara’nın 1995 yapımı filmi The Addiction (Bağımlılık), özellikle yönetmenin sinemasal çeşitliliğini anlamamız açısından biçilmiş kaftan olarak görebileceğimiz bir eser. Ms. 45 (Ferrara, 1981) ve sonrasında başlayan, 90’larda New York’u arkasına alarak dünyanın bu en görkemli şehrinin kaybedenlerini, banliyölerini kendine dert edinen Ferrara’nın neo-noir tadını … Okumaya devam et İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION

KUTSAL İNCİRİN TOHUMU: Devlet ‘Baba’ ve Toprağa Gömülmesi Gereken Müesses Nizam

İranlı ünlü sinemacı Mohammad Rasoulof’un son incisi The Seed of the Sacred Fig (Kutsal İncirin Tohumu) 2024 Cannes Film Festivali’nde en prestijli ikinci ödül olan Büyük Jüri Ödülü’nün sahibi olmuştu. Yönetmen Rasoulof bu süreçte hapisteydi ve İran devletinden gizli bir şekilde çektiği filminin ödülünü almak için önce Almanya’ya kaçtı, oradan ise Cannes’a geçerek sonuna dek … Okumaya devam et KUTSAL İNCİRİN TOHUMU: Devlet ‘Baba’ ve Toprağa Gömülmesi Gereken Müesses Nizam

THE LONG FAREWELL: Nesiller Arasına Çizilmiş Kalın Çizgi

Sovyetler Birliği’nin önemli ama kendi içlerinde bir o kadar da tartışmalı yönetmeni Kira Muratova’nın ikinci uzun metrajlı filmi The Long Farewell (Uzun Ayrılık, 1971), oldukça kapsamlı bir Sovyet Rusya’sı resmi çizerken bir yandan da bizlere çokça soru sordurarak beyin fırtınası yapmamızı ve bir bakıma filme katılmamızı sağlıyor. KONU: Babasıyla çıkmış olduğu tatilden oldukça farklı şekilde … Okumaya devam et THE LONG FAREWELL: Nesiller Arasına Çizilmiş Kalın Çizgi