Bu yazımızda son olarak May December (Bir Skandalın Peşinde, 2023) ile sinemaseverlerle buluşan, Carol (2015) ile de gönüllerde çoktan taht kurmuş olan Todd Haynes’in ikinci uzun metrajlı filmi Safe’in (1995) analizini siz okuyucularımızla paylaşmaya çalışacağız. Hepinize iyi okumalar dileriz. Yazı spoiler (sürpriz bozan) içereceğinden filmi izlemeden bu yazıyı okumamanızı da ayrıca tavsiye ederiz. KONU: Üst … Okumaya devam et SAFE: Beklenmeyenin Getirdiği Ürkünçlük, Modernizme Yabancılaşma ve Güvenli Alan Arayışı
28 YEARS LATER: Devasa İmgelere Boyanmış Gerilimin Jazz Hali
Görsel düzlemde retorik olarak ilerleyen hikâye akışını teknik bağlamda serinin dışına alan 28 Years Later (28 Yıl Sonra, 2025), kendinden önceki iki filme pek bakmaksızın kendi anlatısında bireysel bir şekilde ilerleyen bir yapım. Tam anlamıyla teknolojiye sırtını dayayan bir görsel düzlemi olan filmin o eski grenli veyahut amatör kamerayla çekilmiş halinden eser yok. Bu da … Okumaya devam et 28 YEARS LATER: Devasa İmgelere Boyanmış Gerilimin Jazz Hali
HALF LIGHT Filminde Güvenilmez Anlatıcılar ve Türsel Uylaşımlar
Sözlükte “güven” sözcüğü şöyle tanımlanır: “Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu” (1998, s. 915). Böyle bir duyguya hangi koşullarda erişmek mümkündür? Korkunun temelindeki tehlike olasılığı, çekinmenin temelindeki kaçınma eğilimi ve kuşkunun temelindeki menfi duygu nasıl bertaraf edilir? Günlük yaşamda biri bize bir hikâye anlattığında karşımızdakine güvenmeye meyilliysek ve bariz tutarsızlıklar dikkatimizi hemen … Okumaya devam et HALF LIGHT Filminde Güvenilmez Anlatıcılar ve Türsel Uylaşımlar
TRAINSPOTTING: Bir Çağın Anatomisi
Bazı filmler vardır; bir dönemin ruhunu sadece anlatmaz, onu sonuna kadar yaşatır. Trainspotting, tam da böyle bir film. Bu yazıda, Danny Boyle’un 1996 yapımı kült filmi Trainspotting'in hem kolektif hafızamızdaki yerini hem de kişisel hafızamda bıraktığı izleri birlikte inceleyeceğiz. Daha sonra kaleme alacağım bir başka yazıda ise, yıllar sonra gelen devam filmi T2 Trainspotting (2017) … Okumaya devam et TRAINSPOTTING: Bir Çağın Anatomisi
DENİZ AKÇAY’ın KÖKSÜZ Filminde Kaçış İzleği
Deniz Akçay’ın 2013 yapımı Köksüz filminin başkarakterlerinde kaçış – literatürdeki diğer adıyla firar – psikolojisi ortak olarak, farklı biçimlerde görülmektedir. Nurcan’ın (Lale Başar) eşini kaybettikten sonra büyük kızı Feride (Ahu Türkpençe), oğlu İlker (Savaş Alp Başar) ve küçük kızı Özge (Melis Ebeler) ile yas sürecini yaşadıkları dönemin ele alındığı film, bu dört karakterin kayıpla başa … Okumaya devam et DENİZ AKÇAY’ın KÖKSÜZ Filminde Kaçış İzleği
NOUVELLE VAGUE: Yeni Dalga Miti Üzerine Bir Amerikan Denemesi
78. Cannes Film Festivali’nde dikkatimizi olumlu anlamda çeken Richard Linklater’ın yeni filmi Nouvelle Vague (Yeni Dalga, 2025) Jean-Luc Godard ve François Truffaut sinemasını seven veyahut eski dönem Fransız sinemasıyla ilgili olan herkesin kalbini doğrudan fethedecek olan bir film. Sinema tarihi olarak oldukça kült ve artık mit sayılabilecek bir dönemi ele alan Linklater, bu filmi adeta … Okumaya devam et NOUVELLE VAGUE: Yeni Dalga Miti Üzerine Bir Amerikan Denemesi
Gelip Geçicilik ile Kalıcılık Arasında Bir Mevsim: LETO (Yaz)
Bu yazımızda siz okuyucularımıza Sovyetler Birliği doğumlu Rus yönetmen Kirill Serebrennikov’un 2018 yapımı filmi Leto’nun (Yaz) analizini yapmaya çalışacağız. 1980’lerin Leningrad’ında geçen Leto, Batı rock’n roll’unu Sovyetlere entegre etmeye çalışan gerçek müzisyenlerin kısa süreli hikayesini anlatıyor. Dönemi bizzat yaşayan insanlardan olan Natalya Naumenko’nun anılarından uyarlanan film Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışarak dikkatleri üzerine … Okumaya devam et Gelip Geçicilik ile Kalıcılık Arasında Bir Mevsim: LETO (Yaz)
Sahildeki Sis Dağılırken… – DIRTY DANCING
Ursula K. Le Guin, 1981’de Standford Üniversitesi’nin düzenlediği Kayıp Dünyalar ve Gelecek Dünyalar başlığını taşıyan sempozyumda bir konuşma yapar. Konuşmasında kurmaca anlatılardaki yaratım sürecini ele alan yazar, başta çeşitli sanat yapıtlarında inşa edilen dünyaların yeni ve farklı oluşuna işaret eder. Söz konusu yapıtlarda olduğundan başka bir görünüm kazanan dünya, ister bir ütopyayı isterse bir distopyayı … Okumaya devam et Sahildeki Sis Dağılırken… – DIRTY DANCING
MINARI: Yalnızlığın Karşısında Birliktelik
Bu yazımızda siz okuyucularımıza 2020’de adından oldukça söz ettiren, başta akademi ödüllerinde en iyi yardımcı kadın oyuncu dalı olmak üzere birçok festivalden çeşitli ödüllerle dönmüş olan Minari (2020) filminin analizini yapmaya çalışacağız. Yazımızın spoiler (sürpriz bozan) içereceğini de şimdiden belirterek filmi izlemeyenlerin yazının buradan sonrasını okumamalarını tavsiye ediyor ve herkese keyifli okumalar diliyoruz. KONU: Koreli … Okumaya devam et MINARI: Yalnızlığın Karşısında Birliktelik
VIE PRIVÉE – Kendi Griliğinde Kaybolan Sönük Bir Gerilim
Dünya Prömiyerini 78. Cannes Film Festivali’nde yapan, Rebecca Zlotowski’nin yönetmen koltuğunda oturduğu ve başrollerinde Jodie Foster (Lilian Steiner), Daniel Auteuil (Gabriel Haddad), Virginie Efira ve Mathieu Amalric gibi isimlerin olduğu Vie privée (A Private Life, 2025), her sahnesinde kendini daha da açacak yerde iyice kendi köşesine çekilen sönük bir gerilim filmi. Filmin tamamı Paris’te geçiyor, … Okumaya devam et VIE PRIVÉE – Kendi Griliğinde Kaybolan Sönük Bir Gerilim
