Zevahiri Kurtardıktan Sonra… – TEREDDÜT ÇİZGİSİ

Bir hikâyede protagonisti harekete geçiren bir ya da birden çok neden bulunabilir. Bourneur ve Quellet, “oyun kurucu” olarak tanımladıkları bu kahramanın eylemlerini belirleyen arzu, gereksinim ve korku gibi belli başlı etkenleri sıraladıktan sonra her birinin anlatılara bağlı olarak nüanslarla çeşitleneceğini örneklendirirler. Kendini ispatlama veya kabul ettirme gereksinimi, hırs, başarma arzusu gibi nedenler, protagonisti kontrolün bazen … Okumaya devam et Zevahiri Kurtardıktan Sonra… – TEREDDÜT ÇİZGİSİ

ATLIKARINCA Filmiyle PAMUK PRENSESİN ÖLÜMÜ Romanını Birlikte Çözümlemek

1993’te Fransa’da Jeanne Cordelier’nin Pamuk Prensesin Ölümü adlı romanı yayımlanır. Çocuk istismarını konu edinen ve gerçek bir hikâyeye dayanan roman, ertesi yıl Türkçeye çevrilip yayımlandıktan kısa bir süre sonra, 1995 yılında muzır kurulu tarafından “sakıncalı” bulunur ve sadece poşet içinde satışına izin verilir. Yayınevi, çevirmen ve matbaacı hakkında açılan ceza davası, aynı yıl beraatle sonuçlanır … Okumaya devam et ATLIKARINCA Filmiyle PAMUK PRENSESİN ÖLÜMÜ Romanını Birlikte Çözümlemek

Döngüselliğin Kırılabileceğini Muştulayan NEANDRİA

Mihail M. Bahtin’in yazınsal yapıtlarda zaman ile mekânın bağlantısını açımlamak için geliştirdiği kronotop kavramının sınıflandırılmasında karşımıza çıkan kesişme kronotopunun alt başlıklarından biri kasabalardır. Flaubert’in Madam Bovary romanında taşra kasabasının “eylem mahali işlevi”ni örnek veren Bahtin, mekânın zamanla ilişkisinde gündelik döngüselliğe işaret eder. Hiçbir olayın gerçekleşmediği, devinimin görülmediği; yeme, içme, uyuma gibi temel etkinliklerin her gün … Okumaya devam et Döngüselliğin Kırılabileceğini Muştulayan NEANDRİA

Gerçeklerle Yüzleşmek Yahut Başka Bir Dünya Bulmak: EFLÂTUN

Cüneyt Karakuş’un yazıp yönettiği Eflâtun (2022), filme adını veren başkarakterin yaşamında görme engelinin getirdiği sınırlara bağlı olarak kurduğu dünyasındaki düşle gerçek ayrılığına koşut bir anlatıyı karşımıza çıkarıyor. 22 Mart 2024’te genel gösterime girecek olan film bu karşıtlıkla beraber mitolojik gönderimler, renkler, sesler, zaman ve yüzler olmak üzere çeşitli alt başlıklarla irdelenebilir. Seslerin başat rol üstlendiği … Okumaya devam et Gerçeklerle Yüzleşmek Yahut Başka Bir Dünya Bulmak: EFLÂTUN

Cioran, Ertem Eğilmez ve BANKER BİLO

Cioran, Çürümenin Kitabı’nın “Düşmüşlüğün Tahlili”[1] başlıklı bölümünde her birimizin insanlarla alışverişlerimiz boyunca yozlaştırılmaya mahkûm bir saflık dozuyla doğduğumuzu söyler. Bu gerçek, insanın düşmüşlük eğilimini hatırlatır. Cioran’a göre insan, yaşamı boyunca elleri temiz, kalbi bozulmamış biri olarak kalma gücüne sahip değildir. Yabancının kiri, ona da bulaşır. Dahası, bir süre sonra bu kirlilik, kirlenenin de gözünü kamaştıran … Okumaya devam et Cioran, Ertem Eğilmez ve BANKER BİLO

O Ayna ve Çerçevenin Dışında / Uzağında Leyla ile İzzet: VÜCUT

Ne çok hikâye anlatılmıştır bugüne kadar kadının müşkül durumda olup da erkeğin kahraman rolüne hazır beklediği. Masallardan halk hikâyelerine, romanlardan filmlere sayısız anlatı, bu stereotiplerle inşa edilmiştir. Arkaik metinlerden sıklıkla beslenen çağdaş hikâyeler de uzun yıllar aynı kodları yeniden üretmekten yana olup alternatif arayışına girmemiştir pek. Garry Marshall imzalı, 1990 yapımı Pretty Woman filmi mesela… … Okumaya devam et O Ayna ve Çerçevenin Dışında / Uzağında Leyla ile İzzet: VÜCUT

ANAYURT OTELİ: Yurdunun Anasının Rahmine Uzanan Zayıf Eril

Yusuf Atılgan’ın bireyi toplumsal tarih ile yarattığı kitaplarından biri olan Anayurt Oteli 1986’da Ömer Kavur tarafından senaryolaştırılır ve bir süre sonra filme çekilir. Türkiye sineması 80’lerde siyasal toplumcu sinemadan 12 Eylül Darbesi sonucunda ayrılırken, bireyin işlendiği edebiyat uyarlamaları ile kendini göstermeye başlar. Anayurt Oteli (1987) ise bu türün ilk ve en önemli yapımlarından birisidir. Türkiye … Okumaya devam et ANAYURT OTELİ: Yurdunun Anasının Rahmine Uzanan Zayıf Eril

“Canım Sıkılınca Çekip Kapıyı Dolaşmak İsterim…” – SUNA

Çiğdem Sezgin’in Kasap Havası filmi, yönetmenin belirttiği gibi karakterlerin ait oldukları yerlere dönmesiyle sona erer. Peki, Sezgin’in ikinci uzun metraj filmi Suna’nın (2022) başkahramanının ait olduğu yer neresi? Anlatının başladığı zamana kadar konargöçer bir yaşam süren Suna (Nurcan Eren), temizliğe giderek geçimini sağlamıştır. Uzaktan bir ahbabının oğlu Erol (Erol Babaoğlu), kayınpederi Veysel (Tarık Pabuççuoğlu) ile … Okumaya devam et “Canım Sıkılınca Çekip Kapıyı Dolaşmak İsterim…” – SUNA

İmkânsızlığın Yadsınamayacağı Yere Varmak: MUKAVEMET

“Zavallı mıydı benim gibi? Zavallıydı, değil mi o da?” Soner Caner’in Mukavemet (2022) filminin başkarakterlerinden Rahmi’nin bu soruları sorduğu sırada her şey çoktan bitmiştir ama o bitişi hazırlayan içsel ve dışsal sürecin nasıl inşa edildiğinin görülmesini sağlayan bir muhakeme başlayabilir izleyici için. “Zavallı” sözcüğü, “acınacak kadar kötü durumda bulunan” anlamının dışında “gücü bir şeye yetmeyen, … Okumaya devam et İmkânsızlığın Yadsınamayacağı Yere Varmak: MUKAVEMET

AYNA AYNA’da (2022) Rüyalara ve Şehre Sinenler

Uyandığımızda sıklıkla parça parça hatırladığımız, buna rağmen bazen – özellikle aynısını ya da benzerini birçok defa görmüşsek – uzun süre etkisinde kaldığımız rüyalarımız; beklentilerimiz, kaygılarımız, yenilgilerimiz ve bize ait daha pek çok duygu, düşünce ve durumun gösterenidir. Bu yüzden bir rüyayı analiz etmek için Freud’a ya da Fromm’a başvurmak kendimizi, ne olduğumuzu, belki bizi bir … Okumaya devam et AYNA AYNA’da (2022) Rüyalara ve Şehre Sinenler