Genç yönetmen Drew Hancock’un yazıp yönettiği ilk uzun metraj olan Companion (Kusursuz Arkadaş, 2025) ‘kusursuz’ bir kadın robot olan Iris (Sophie Thatcher) ile, onu arkadaş grubuyla tanıştıracak olan Josh’un (Jack Quaid) geçirdiği iki güne odaklanıyor. Herhangi bir tanışma, aynı hayatın kendisi gibi son derece normal olabilir. Ne var ki hayatın tekdüzeliğine sıkışmış olan sıradanlık ise, … Okumaya devam et COMPANION – İnsan Tüm Dünyanın Kurdudur
Etiket: Gerilim
BABYGIRL – Tuza Yatırılmış Dilin Ucunu Isıran Kırbaç Darbeleri
Bodies Bodies Bodies (2022) filminden sonra Babygirl (2024) ile izleyicinin dişil bakışlarını negatif enerji yüklü bir evrenle buluşturan Halina Reijn kendisini öznesiz bir yüklemle ilişkilendiren Romy (Nicole Kidman) karakteri üzerinden, izini sürdüğü sınırların peşine düşüyor. Film pazarlanma yapısı gereği, kompozisyonun ortaya koymuş olduğu unsurların “olumlu” yönde çıtasını zorlaması açısından bir beklenti doğurmasına karşın, ortaya tam … Okumaya devam et BABYGIRL – Tuza Yatırılmış Dilin Ucunu Isıran Kırbaç Darbeleri
İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION
1971’de başlayan sinema kariyerinde çektiği birbirlerinden oldukça farklı filmlerle tanınan Abel Ferrara’nın 1995 yapımı filmi The Addiction (Bağımlılık), özellikle yönetmenin sinemasal çeşitliliğini anlamamız açısından biçilmiş kaftan olarak görebileceğimiz bir eser. Ms. 45 (Ferrara, 1981) ve sonrasında başlayan, 90’larda New York’u arkasına alarak dünyanın bu en görkemli şehrinin kaybedenlerini, banliyölerini kendine dert edinen Ferrara’nın neo-noir tadını … Okumaya devam et İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION
ONUR SAVAŞI (JAGTEN / The Hunt) – Aile Kavramına ve Toplumsal Lince Sıradışı Bir Yaklaşım
Danimarka sinemasının güçlü isimlerinden Thomas Vinterberg, Mads Mikkelsen gibi ikonik bir oyuncuyla iş birliği yaparak, insan doğasının karanlık yönlerini ve toplumsal bağların ne kadar kırılgan olduğunu sinematografik bir ustalıkla gözler önüne seriyor Jagten’de (Onur Savaşı, 2012). Bu filmde Lucas karakterine hayat veren ve duygu yüklü mimikleri ve derin anlamlar taşıyan bakışlarıyla Mikkelsen, adeta izleyiciyi ekrana … Okumaya devam et ONUR SAVAŞI (JAGTEN / The Hunt) – Aile Kavramına ve Toplumsal Lince Sıradışı Bir Yaklaşım
NOSFERATU (2024) – Vampir Mitosu Estetiği ve Ders Niteliğinde Bir Uyarlama
Dünya Prömiyerini 8 Kasım 2024’te Los Angeles’ta yapan Robert Eggers’ın dördüncü uzun metrajı Nosferatu (2024) festivallere pek uğramadan, gösterim serüvenini sessizce ve yavaş yavaş tüm ülkelerde sürdürdü, film ülkemizde de bugün, 3 Ocak 2025’te gösterime girdi. Eggers’ın son filmini “korku”, “dönem filmi” vs. gibi belli kategorilerde değerlendirmek mümkün ancak herşeyden önce sanatsal yönü ağır basan … Okumaya devam et NOSFERATU (2024) – Vampir Mitosu Estetiği ve Ders Niteliğinde Bir Uyarlama
HERETIC: Hayal Ettiğin Şey Aslında Sanrıya Dayalı İçgörü
Scott Beck ve Bryan Woods işbirliğinden doğan Heretic (Sapkın, 2024), Hugh Grant’i karşımıza hiç alışmadığımız bir rolde çıkartmasıyla bu yılın en oyunbaz filmi olarak beyazperdede yerini aldı. İkilinin filmografisine baktığımızda yoğun olarak korku/gerilim türlerine hizmet ettiklerini görüyoruz. Oldukça tekinsiz bir film olan Heretic, açılış sahnesi itibariyle öznelerini senaryo akışının sonralarında doğuran bir yapım olduğunun ipuçlarını … Okumaya devam et HERETIC: Hayal Ettiğin Şey Aslında Sanrıya Dayalı İçgörü
WITTE WIEVEN: Numune Bir Boşluğu Çürümüş Melankoli ile Doldurmak
13. Paris International Fantastic Film Festival (PIFFF) seçkisinde diğer filmlerden farklı bir kompozisyona sahip olarak karşımıza Didier Konings’in 60 dakikalık Witte Wieven (Heresy, 2024) filmi çıkıyor. Klasik bir mit öyküsünü tüm karanlığıyla kendi içinde besleyen filmin atmosferi tamamen soğuk ve karanlık tonlara hitap ediyor. Filmin ismiyle birebir, bir Hollanda folkloru olan Witte Wieven kavramının, eski … Okumaya devam et WITTE WIEVEN: Numune Bir Boşluğu Çürümüş Melankoli ile Doldurmak
BLOOD STAR: Hayatta Kalmak Sistematik ve Anonimdir
Lawrence Jacomelli’nin ilk uzun metraj filmi Blood Star (2024), 13. Paris International Fantastic Film Festival (PIFFF) kapsamında dikkat çeken bir diğer film olarak listemizde yer alıyor. Film, festivalin yarışma kategorisinde yer alıyor. Temel olarak kuralsız olan ile kurallı olanı el ele tutuşturmayı deneyen ve bunu yaparken tüm ekranı süzgeçten geçirilmiş kum tanecikleriyle kaplayan Blood Star, … Okumaya devam et BLOOD STAR: Hayatta Kalmak Sistematik ve Anonimdir
THE WAILING: Bir Şeyin Ardında Ne Olduğunu Öğrenmenin Tek Yolu Onu Görmemektir
13. Paris International Fantastic Film Festival (PIFFF) seçkisinde dikkatimizi çeken bir diğer film olan Pedro Martín-Calero’nun ilk uzun metrajı The Wailing (El llanto, 2024), tam anlamıyla görmeyi reddetmeyi öğütlüyor. Teknik olarak kompozisyon akışının üç temel anlatıya dayanmasıyla bir anlamda Julio Cortázar’ın Hopscotch romanını anımsatıyor. Buna göre filmin akışı alışıldık bir düzlemi doğrudan göstermek yerine her … Okumaya devam et THE WAILING: Bir Şeyin Ardında Ne Olduğunu Öğrenmenin Tek Yolu Onu Görmemektir
A DIFFERENT MAN – Farklı Bir Adam, Sıradan Bir Film
Aaron Schimberg tarafından Covid-19 karantinası döneminde, 2022’de çekilen ancak bu yıl gösterime giren A Different Man (Farklı Bir Adam, 2024), konusu birkaç cümleyle özetlendiğinde insana ilginç gelen, fakat izlendiğinde senaryosunun ana hatlarına entelektüel veya sinemasal anlamda fazla bir şey ekleyemeyen bir yapım. “Uzun uzun İngilizce konuşması gereken ilk filminde” Renate Reinsve (The Worst Person in … Okumaya devam et A DIFFERENT MAN – Farklı Bir Adam, Sıradan Bir Film
