TALK TO ME: Açık Gözlerle Uyuyan Bir Zihinde Düzenin Aktif Farkındalığı

Gaston Bachelard’a göre varlık, uyanık haldeyken imgelerin saldırısına uğrarken uykudayken eksik görsellerin, hareket halinde olan şekillerin deforme halini deneyimleyen bir oluş. Bu bağlamda insan varlığını tam olarak tanımlayabilmek için onu bu düş ile düşünce arasındaki sıkışmışlık halinden çıkarmak gerekiyor (19 Ocak 1954, Paris Inter Radyosu’ndaki Dormeurs éveillés serisine ait röportaj). Danny ve Michael Philippou ikilisinin … Okumaya devam et TALK TO ME: Açık Gözlerle Uyuyan Bir Zihinde Düzenin Aktif Farkındalığı

THE BOOGEYMAN: Karanlığın İstenmeyen Çocuğu

Stephen King'in aynı adlı kısa öyküsünden uyarlanmış olan The Boogeyman (2023), kulağa fısıldanan, yol gösterici hoş bir melodi gibi başlangıçtan beri var olmuş karanlığın tam orta yerine mum yakıyor. Kötücül olanı zihinsel kavrayışın temsilinden tamamen sıyıran ve onu maddi bir nesne olarak sunan yönetmen Rob Savage, korkunç olanı canı yakılabilen; etten kemikten bir nesne haline … Okumaya devam et THE BOOGEYMAN: Karanlığın İstenmeyen Çocuğu

EVIL DEAD RISE: Bu Sefer Gülmek Bir Seçenek Değil

1981 yılında, ilk Evil Dead yirmili yaşlarının başındaki bir Sam Raimi tarafından çekilip gösterime girdiğinde (en başta filmin adı Book of the Dead / Ölüler Kitabı idi), sinema seyircileri tarafından olmasa da VHS yeraltı kültürü tarafından o kadar beğenilmiş ve farklı, yenilikçi bulunmuştu ki, korku türü içinde kısa sürede 50.000’in üzerinde satan ilk VHS filmlerden … Okumaya devam et EVIL DEAD RISE: Bu Sefer Gülmek Bir Seçenek Değil

SUSPIRIA (2018) – Anne Oluşun, Dişi Oluşun Altını Oyamayışı Üzerine

İtalyan korku sinemasının ve giallo’nun babası olarak anılan Dario Argento’nun 1977 tarihli aynı isimli filminden esinlenilmiş 2018 yapımı Suspiria’nın yönetmen koltuğunda Luca Guadagnino otururken kalemini ise David Kajganich tutuyor. Argento’nun Suspiria’sına göre daha karanlık ve düşük ışık tekniklerinin kullanıldığı, 1977 senesinin peri masalı korku hikayesinin olgunlaşmış ve karamsarlaşmış ve BDSM, queer, sapphic, feminizm ve okült … Okumaya devam et SUSPIRIA (2018) – Anne Oluşun, Dişi Oluşun Altını Oyamayışı Üzerine

LITTLE DIXIE: Köpeğin Ahlakı Boynundaki Mücevherin Kanını Akıttığında

Bu yılın başında 52. Rotterdam Film Festivali’nde izlediğimiz, aksiyon türünde kendini ön plana çıkaran yapımın başrollerinde aksiyon severlerin Captain America: The Winter Soldier’dan (2014) hatırlayabileceği Frank Grillo’nun (Doc Alexander), yanısıra Thomas Dekker (Clarke Moore), Eric Dane (Richard Jeffs) ve son dönem korku türünün aranan isimlerinden Annabeth Gish (Billie Riggs) yer almakta. Yönetmenliğini ve senaryosunu John … Okumaya devam et LITTLE DIXIE: Köpeğin Ahlakı Boynundaki Mücevherin Kanını Akıttığında

HIGH TENSION: Fallik İşlev Olarak Hakikatin Olumsallığı (PIFFF #2)

Geçtiğimiz Paris International Fantastic Film Festival (PIFFF) kapsamında gösterilen ve yönetmen Alexandre Aja’nın da katılımıyla seansın “gerilimini” yüksek tutan High Tension veya orijinal adıyla Haute Tension (Yüksek Tansiyon, 2003), hakikati özgürlüğüne kavuşturmayan, bilgiyi ise hırsızlık olarak yansıtan kompozisyonuyla bir anlamda karakter yıkıp yeniden yaratma oyununu başlatıyor. Bu anlamda bilincin tamamen geri planda durması ise izleyiciyi … Okumaya devam et HIGH TENSION: Fallik İşlev Olarak Hakikatin Olumsallığı (PIFFF #2)

INFINITY POOL: Yapıbozuma Uğramış Bedenler

Babası David Cronenberg’in yolundan giderek korku janrasına atılan yönetmen Brandon Cronenberg’in üçüncü uzun metrajı Infinity Pool (2023) birçok açıdan Cronenberg soyadına yaraşır bir yapım olmuş. Öncelikle filmde dile getirilen pek çok sorunun hem bireye hem de topluma yönelik olduğunu belirtmek gerek. Dolayısıyla yapım psikanalitik bakış açısı ile incelenebileceği gibi, sosyolojik bir yaklaşım kullanmak da yanlış … Okumaya devam et INFINITY POOL: Yapıbozuma Uğramış Bedenler

SUPERPOSITION: İlişki Temasına Baskın Gel(e)meyen Bir Bilimkurgu

Bu yıl 52.’si düzenlenen Uluslararası Rotterdam Film Festivali IFFR’de izlediğimiz ilk filmlerden biriydi Superposition (2023). Danimarkalı yönetmen Karoline Lyngbye’in senaryo ve yönetim alanlarındaki ilk deneyimi olma özelliğini taşıyan film, bilimkurgu ile dram arasında gidip gelen ikili yapısıyla öne çıkıyor. Oyuncu kadrosu sadece Marie Bach Hansen (Stine), Mikkel Boe Folsgaard (Teit) ile Mihlo Olsen’den (Nemo) oluşan … Okumaya devam et SUPERPOSITION: İlişki Temasına Baskın Gel(e)meyen Bir Bilimkurgu

SERVANT (Sezon 4, Bölüm 2: ITCH) Kayıtsızlığın Tamamlayıcı Varsayımsal Oyunu

Final sezonunun ikinci bölümüyle karakterlerin maskelerinin artık tamamen ait oldukları yere oturduğuna tanık oluyoruz. Bunun “yeniden doğuş”a mı yoksa çoktan “doğmuş olan”a mı işaret ettiğini tespit etmek izleyiciyi her bölümde köşeye sıkıştıran bir alan açıyor. Leanne Grayson’ın (Nell Tiger Free) evdeki her bir bireye bedensel yakınlığı ancak duygusal açıdan uzaklığı, karakterler arasındaki mesafeleri genişletirken senaryonun … Okumaya devam et SERVANT (Sezon 4, Bölüm 2: ITCH) Kayıtsızlığın Tamamlayıcı Varsayımsal Oyunu

BONES and ALL: Gastroenterolojik Yolculukta Varılan Sartre Bulantısı

Dünya prömiyerini 79. Venedik Uluslararası Film Festivalinde yapan, yönetmen koltuğunda Call Me By Your Name (2017) ve Suspiria (2018) gibi filmleriyle adını akıllarımıza kazıyan Luca Guadagnino’nun oturduğu 2022 yapımı romantik korku filmi Bones and All (Kemikler ve Her Şey), çiğnemesi oldukça kolay ancak sindirmesi bir o kadar zor olan bir yemek olarak karşımıza çıkıyor. Üç … Okumaya devam et BONES and ALL: Gastroenterolojik Yolculukta Varılan Sartre Bulantısı