Modern İngiliz Sinemasının parlayan ışığı diyebileceğimiz Mike Leigh’in 2014 yapımı başyapıtı Mr. Turner, 19. Yüzyıl İngiltere’sinde romantik akımdan etkilenen gizemli ressam Jacob Mallord William Turner’ın hayatının son 25 yılını anlatıyor. Mr. Turner rolünde daha önce Leigh ile birçok kez çalışmış olan tiyatro kökenli oyuncu Timothy Spall, Turner’ın babası William Turner Sr. rolünde Paul Jesson, evindeki … Okumaya devam et MR. TURNER: Bitmek Bilmeyen Yolculuklar, Denizlerde Süzülen Gemiler ve Victoria Mizojinisi
ALL WE IMAGINE AS LIGHT: Varoluşun Zamlı Kirasını Senetle Ödemek
Hem yönetmen hem de yazar koltuğunda oturan Payal Kapadia’nın son filmi All We Imagine as Light (Aydınlık Hayallerimiz, 2024) 77. Cannes Film Festivali’nde Dünya prömiyerini yaptıktan sonra birçok eleştirmen ve izleyicinin dikkatini çekti, halen devam eden 23. Filmekimi'nin de konuğu oldu. Öte yandan festivalden Cannes Büyük Ödülü’yle (Grand Prix) dönen film, akış olarak oldukça düz … Okumaya devam et ALL WE IMAGINE AS LIGHT: Varoluşun Zamlı Kirasını Senetle Ödemek
C’EST PAS MOI (Leos Carax) – Özünde Farklara Bölünmek Cinsin Kendine Has Özelliğidir
77. Cannes Film Festivali’nde deneysel kategoride izleyicinin dikkatini keskin bir şekilde çekmeyi başaran ve 23. Filmekimi'nde de gösterilen Leos Carax’ın son filmi C'est pas moi (It’s not me, 2024), toplamda 42 dakika boyunca süren kontrol edilemez kırık ifadelerin görsel banyoya girmiş halini izleyiciye sunuyor. Bir anlamda görsel dünyaya ait olan önemli kareleri birbirine eklemleyerek oluşturulmuş … Okumaya devam et C’EST PAS MOI (Leos Carax) – Özünde Farklara Bölünmek Cinsin Kendine Has Özelliğidir
Nazan Kesal’ın SALINCAK ile Ramin Matin’in DİSONANS Filmlerinde Ses ve Uzam
Sinemada sessizlik, kimi zaman edilgenliği pekiştirir, kimi zaman da izleyicinin anlam üretirken bunu bir sese dönüştürmesi için anlatılarda önemli bir gösterge olarak karşımıza çıkar. Örneğin Pascal Bonitzer, Marguerite Duras sinemasındaki kadın karakterlerin sessizliğinin eril tahakkümü güçlendirmek için değil, “onu felç etmek […] sesi kadınlara geri vermek için” olduğunu ileri sürer (1995, s. 37). Peki ya … Okumaya devam et Nazan Kesal’ın SALINCAK ile Ramin Matin’in DİSONANS Filmlerinde Ses ve Uzam
O Eksik Olan Taş Nerede? – 8×8
2016 yapımı Babamın Kanatları ile adını duyuran yönetmen Kıvanç Sezer’in üçüncü uzun metrajı olan 8x8 (2024), bir adada ev kiralayan huzursuz bir çiftin bir yabancıyla karşılaşmalarıyla birlikte yaşadıkları dönüşümü anlatıyor. Başrollerde Kıvanç Sezer’le ortaklıkları geçmişe dayanan Alican Yücesoy, jenerasyonunun en başarılı genç oyuncularından Ece Yüksel ve özellikle 2017 yapımı KAR filmiyle parlayan, aynı zamanda tiyatro … Okumaya devam et O Eksik Olan Taş Nerede? – 8×8
Yalnızlığın Çözümsüzlüğü Karşısında Duyulan İnsan İhtiyacı: HARD TRUTHS
Modern İngiliz sinemasının büyük ustalarından Mike Leigh’in son filmi Hard Truths (Acı Gerçekler, 2024) bize aslında çok iyi bildiğimiz bir meseleyi usul usul, kendince anlatmayı başaran yılın en iyi filmlerinden biri. Filmekimi’nde izlediğim filmi bu yazımızda siz okuyucularımıza olabildiğince aktarmaya çalışacağız. Hepinize iyi okumalar dileriz. Filmin konusuna kısaca değinelim: Orta yaşlı ev kadını Pansy (Marianne … Okumaya devam et Yalnızlığın Çözümsüzlüğü Karşısında Duyulan İnsan İhtiyacı: HARD TRUTHS
LES FEMMES AU BALCON: Denize Dökülen Erkekliğin Yıkıcı Dalgası Kadınlar
Noémie Merlant’ın hem yönetmeni, hem senaristi hem de başrollerinden birisi olduğu Les Femmes au Balcon (Balkondaki Kadınlar, 2024) kendin pişir kendin ye tarzında bir film olarak karşımıza çıkıyor ve bu sebeple filmi tamamen Merlant’ın dokusundan ve penceresinden izliyoruz. Korku ve komedi türlerini birleştirerek bir alttür yaratan Merlant’ın filmi satirik bir feminist anlatısı aynı zamanda. Marsilya’da … Okumaya devam et LES FEMMES AU BALCON: Denize Dökülen Erkekliğin Yıkıcı Dalgası Kadınlar
EMILIA PEREZ: Ruhun Derinliklerinden Gelen Ses Susturulamaz
2001 yapımı Read My Lips (Dudaklarımı Oku) ile sinema sahnesine görkemli bir giriş yapmasının ardından The Beat That My Heart Skipped ile gönülleri fetheden, 2009’da ise Un Prophète (Yeraltı Peygamberi) ile kariyerinin ilk modern başyapıtını sunan, ardından Rust and Bone (Pas ve Kemik) ile bizi hiç alışık olmadığımız bir aşk hikayesinin içinde dokunaklı bir yolculuğa … Okumaya devam et EMILIA PEREZ: Ruhun Derinliklerinden Gelen Ses Susturulamaz
LE OTTO MONTAGNE (Sekiz Dağ) – Babadan Miras Bir Kayıp Rüya
“Babam neyi özlemişti?... Onun kayıp rüyasıyla ne yapmam gerekiyordu?” Felix Van Groeningen ile Charlotte Vandermeersch’in yönettikleri, Paolo Cognetti’nin romanından uyarlanan Le Otto Montagne (Sekiz Dağ, 2022) filminin başkahramanlarından Pietro (Luca Marinelli) böyle sorar filmin bir sahnesinde. Aynı zamanda anlatıcı da olan Pietro’nun on iki yaşına girmek üzereyken tanıştığı yaşıtı Bruno (Alessandro Borghi), yaşamının geri kalanında … Okumaya devam et LE OTTO MONTAGNE (Sekiz Dağ) – Babadan Miras Bir Kayıp Rüya
MY FAVOURITE CAKE: Birbirini Bulmanın Sonucunda Yaşamaya Başlamak
İranlı yönetmenler Maryam Moghadam ile Behtash Sanaeeha’nın yazıp yönettikleri My Favourite Cake (En Sevdiğim Pastam, 2024), senenin en büyük sürprizlerinden birisi olmasının yanında her daim gücünü koruyan İran Sineması’nın yeni incisi olarak göze çarpıyor. Lili Farhadpour ve Esmaeel Mehrabi ikilisinin başrollerde adeta ışıldadığı film, eşini kaybettikten sonra 30 yıldır yalnızlıkla boğuşan, kendisine yaşamak ve mutlu … Okumaya devam et MY FAVOURITE CAKE: Birbirini Bulmanın Sonucunda Yaşamaya Başlamak
