1977’de kurulan Joy Division grubunun solisti ve söz yazarı Ian Kevin Curtis’in hayatının son dönemine odaklanan Kontrol (2007) biyografik bir film olması nedeniyle gerek yönetmeni Anton Corbijn’in rejisi gerek başta Sam Riley olmak üzere oyuncuların performansları, dolayısıyla kurmaca dışı dünyayı ne kadar yansıttığı ve benzeri başlıklarla değerlendirilmeye uygun bir yapım. Biyografik yapıtlar için birçok kez … Okumaya devam et Ian Curtis’i Değil, Ian’ı Çözmek Üzere: KONTROL
DISCLAIMER (Bölüm 5-7) : Vücuttan Atılmayı Bekleyen Bir Egzama Gibi Tükenmiş ve Lüzumsuz Hissetmek
81. Uluslararası Venedik Film Festivali yönetiminin ikiye bölünmüş halde izleyiciye sunmayı tercih ettiği yedi bölümlük Disclaimer (2024), toz pembe ile gözleri boyayan ilk dört bölümünün ardından, son üç bölümü için tamamen siyaha boyanmış trajik hikâyesini sunuyor. Sonlara doğru Cate Blanchett’in karakterinin “şimdi konuşma sırası bende” demesi oldukça manidar, zira gerçekten de dizinin neredeyse tamamında, Catherine … Okumaya devam et DISCLAIMER (Bölüm 5-7) : Vücuttan Atılmayı Bekleyen Bir Egzama Gibi Tükenmiş ve Lüzumsuz Hissetmek
Ataerki Tarafından Kemirilen Üftade’nin Delilikle Çözünmesi: TEYZEM
Teyzem (1986) filmi Ümit Ünal’ın kendi teyzesiyle ilişkili unutamadığı ve belki de bir katarsis yaşamak adına kaleme aldığı senaryosunun, yönetmen Halit Refiğ tarafından beyazperdeye aktarılmış yoğunluklu ve döneminin dilini, toplumunu, politikasını sorgulayan, irdeleyen bir yapım olarak karşımıza çıkar. Halit Refiğ her ne kadar “ulusal sinema” anlayışına sahip bir yönetmen olsa da Teyzem’in konusu ve yapısı … Okumaya devam et Ataerki Tarafından Kemirilen Üftade’nin Delilikle Çözünmesi: TEYZEM
QUEER: Gökkuşağının Melankolik Sancısı
Geride bıraktığımız 81. Venedik Film Festivali’nde Dünya prömiyerini gerçekleştiren Luca Guadagnino’nun, William S. Burroughs'un aynı adlı novellasından uyarlanan son filmi Queer (2024), yönetmenin filmografisi içinde dikkat çekici bir noktada bulunuyor. Festivalde ana yarışmada yer alan yapım, yönetmenin bu zamana kadarki en kişisel filmi olarak görünüyor. Uzun yıllardan beri film üzerine çalışan Guadagnino, günümüzde kült sayılabilecek … Okumaya devam et QUEER: Gökkuşağının Melankolik Sancısı
Tatlıyla Başlayan Bir Akşam Yemeği: LA PASSION DE DODIN BOUFFANT
Trần Anh Hùng’un La Passion de Dodin Bouffant (2023) filmi, Türkiye’de Şeflerin Aşkı adıyla izleyiciyle buluşurken İngilizce adı The Taste of Things olarak belirlendi. Türkçe ve İngilizce adları, filmin anlatısının bir kısmını, başka deyişle yan anlatıları yansıtırken özgün adı (Dodin Bouffant’ın Tutkusu), genel anlatıyı en doğru biçimde özetler. Film, Dodin’le (Benoit Magimel) Eugénie (Juliette Binoche) … Okumaya devam et Tatlıyla Başlayan Bir Akşam Yemeği: LA PASSION DE DODIN BOUFFANT
SPEAK NO EVIL (2024) – Amerikan Rüyasının Ön Kapısında Dağıtılan Şekerlemeler
Aynı isimde kısa ve uzun metrajlı birçok film olsa da, yazımızın konusu olan filmin orijinal versiyonu Christian Tafdrup’un 2022 yapımı aynı adlı filmi. Orijinal film kendi türünde oldukça ön plana çıkan ve izleyiciyi şok edici Michael Haneke tarzı bir içerik şöleni, zengin bir sofra sunarken (film hakkındaki yazımız burada) geçtiğimiz günlerde Amerikan adaptasyonunu izlediğimiz, James … Okumaya devam et SPEAK NO EVIL (2024) – Amerikan Rüyasının Ön Kapısında Dağıtılan Şekerlemeler
A L I E N (1979) – Uzayda Kimse Çığlıklarınızı Duyamaz
Alien (1979) hiç şüphesiz bilim kurgu sinemasının parlayan yıldızlarından birisi. Herhangi bir yerde konu bilim kurgu sineması olduğu zaman Alien’dan bahsedilmemesi gibi bir şey neredeyse düşünülemez. Yıllar içerisinde Ridley Scott’ın Blade Runner filminde olduğu gibi Alien filmi için de onlarca makale, eleştiri ve çözümleme ortaya konuldu. Hatta marka o kadar sevildi ki üzerine 5 tane … Okumaya devam et A L I E N (1979) – Uzayda Kimse Çığlıklarınızı Duyamaz
Modern Rus Sinemasının Ordinaryusu: ANDREY ZVYAGINTSEV
Aslında çoğumuzun da bildiği üzere Andrey Zvyagintsev, özellikle 2000’lerin ortalarından itibaren genel olarak dünyadaki sinema otoriteleri tarafından Sovyet sonrası Rusya’sının Tarkovski’si olarak değerlendirilen bir yönetmen. Ancak Zvyagintsev aslında sinemaya oyunculukla başlayan bir isim ve 1992 – 2000 yılları arasında televizyonda oyunculuk ve tiyatro oyunculuğunu aynı anda sürdürüyor. İlk başta oyunculuğa yönelmesinde muhtemelen 1984 – 1990 … Okumaya devam et Modern Rus Sinemasının Ordinaryusu: ANDREY ZVYAGINTSEV
WOLFS – Klişe Tabirle “Hoş Bir Seyirlik”
81. Venedik Uluslararası Film Festivali’ne Dünya’nın dört bir yanından, oldukça fazla sayıda da Hollywood’dan ünlü oyuncu ve yönetmen akın etti, biz de basın olarak büyük çoğunluğunu Dial M for Movie adına takip edebildik ancak son derece yüzeysel bir şey yapmak, “ünlü yarıştırmak” gerekirse, festivalde Basın Toplantısı’na katılamadığımız tek film, Brad Pitt ile George Clooney’nin varlığı … Okumaya devam et WOLFS – Klişe Tabirle “Hoş Bir Seyirlik”
DISCLAIMER (Bölüm 1-4) : Etten Kemikten Bir Nefret Maskesi Üretmek
81. Venedik Film Festivali'nde Dünya prömiyerini gerçekleştiren Alfonso Cuarón’un yedi bölümlük son çalışması Disclaimer (2024), Apple TV+’ın yeni yayın dönemine özel 11 Ekim gösterimi için dizinin bekleyenlerine şimdiden gün saydırtıyor. Renée Knight’ın aynı adlı romanından uyarlanan dizi başrollerinde Cate Blanchett (Catherine Ravenscroft), Lesley Manville (Nancy), Kevin Kline (Stephen Brigstocke) ve Sacha Baron Cohen (Robert) gibi … Okumaya devam et DISCLAIMER (Bölüm 1-4) : Etten Kemikten Bir Nefret Maskesi Üretmek
