BOMBA – Ömer Seyfettin’in Adeta Öyküsünde Yapmak İstediğini Sinemada Gerçekleştiren Yapım

Sitemizde daha önce de The Rejected / Reddedilen (2019) başlıklı filmini konuk ettiğimiz yönetmen, senarist ve akademisyen Onur Doğan’ın yeni filmi Bomba (2024), birçok festivalde büyük fırtına koparttı ve adı gibi bir film olduğu izlenimini iyice güçlendirdi, dahası gösterildiği festivallerden önemli ödüllerle döndü: En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu (Ece Bozkaya), En İyi Yardımcı … Okumaya devam et BOMBA – Ömer Seyfettin’in Adeta Öyküsünde Yapmak İstediğini Sinemada Gerçekleştiren Yapım

Greimas’ın Eyleyenler Modeli Çerçevesinde Tolga Örnek’in MUCİZE AYNALAR ve DEVRİM ARABALARI Filmlerinin Çözümlemesi

Tolga Örnek’in 2024 Nisan’ında izleyiciyle buluşan Mucize Aynalar filminin başkarakteri Şahap (Cengiz Bozkurt), zengin olmak için değil, insanlara hayal ve umut vermek, geleceklerine olumlu bakabilmelerine olanak tanımak için mucizevî aynayı icat ettiğini söyler. “Ben her şeyi insanlar için, insanlar mutlu olsun diye yaptım” diyen Mucize Aynalar’ın idealist mucidinin hikâyesine koşut ilerleyen adli tıp ambulans şoförü … Okumaya devam et Greimas’ın Eyleyenler Modeli Çerçevesinde Tolga Örnek’in MUCİZE AYNALAR ve DEVRİM ARABALARI Filmlerinin Çözümlemesi

RIPLEY – Bölüm 4: Tatlı Hayat (Tematik ve Göstergebilimsel Okuma)

Önceki bölümde, denizin ortasında gerçekleşen cinayetin ardından, La Dolce Vita başlıklı dördüncü bölüm baştan aşağı su temasının gölgesinde ilerliyor demek abartı olmayacaktır, bir anlamda Ripley’nin (Andrew Scott) – eğer varsa – suçluluk duygusunun dışavurumu, sinemasal düzlemde göstergebilimsel terimceyle “su yerdeşliği (isotopie)” aracılığıyla gerçekleşiyor. Suçluluk duygusu yerine söz konusu olanın aslında Dickie’ye (Johnny Flynn) dönük basit … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 4: Tatlı Hayat (Tematik ve Göstergebilimsel Okuma)

SUZAN PITT’in İmgeler Sisteminde Grotesk Bedenler ve Dahası

Fransızcadan Türkçeye geçen “grotesk” sözcüğü gülünçlüğü, acayipliği, biçimsiz, çarpık çurpuk ya da tuhaf olanı ifade eder. İlgili literatüre baktığımızda sanattaki grotesk imgeler için de çoğu kez bu anlamlar üzerinden çözümlemeler, tespitler görürüz. Mihail Bahtin’in Rabelais ve Dünyası adlı kitabında belirttiği gibi abartı ve aşırılık, grotesk biçemin başat özelliği olarak anılır. Oysa bunun eksik, hatta yanlış … Okumaya devam et SUZAN PITT’in İmgeler Sisteminde Grotesk Bedenler ve Dahası

RIPLEY – Bölüm 1: Bulunması Zor Bir Adam (Göstergebilimsel Okuma)

Tamamı usta senarist ve yönetmen Steven Zaillian tarafından yönetilen sekiz bölümlük dizi Ripley (2024) geçtiğimiz hafta, 4 Nisan 2024’te Netflix platformunda gösterilmeye başlandı. Henüz sadece 2 bölüm izlemiş olmamıza rağmen klavye başına oturma nedenimiz ise elbette dizinin görüntü yönetmeni, Oscar ödüllü usta isim Robert Elswit. Siyah beyaz çekilen Ripley’de imzasını attığı sinematografiye hayran kalmamak imkansız. … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 1: Bulunması Zor Bir Adam (Göstergebilimsel Okuma)

LOTMAN ve SİNEMA ESTETİĞİNİN SORUNLARI: FİLMİN SEMİOTİĞİNE GİRİŞ Başlıklı Yapıtı Üzerine

1922 doğumlu Yuriy M. Lotman, Leningrad Üniversitesi’nde başladığı üniversite eğitimine Tartu Üniversitesi’nde doktora yaparak devam etmiş ve 1951’de tamamlamış, Rus edebiyatı üzerine hazırladığı çalışmasıyla 1961 yılında doçent olmuştur. İki yıl sonra aynı üniversitede edebiyatbilim profesörü olan yazarın Yapısal Poetik, Sanatsal Metnin Yapısı, Edebiyat ve Kültür Kuramı ve Yöntembilimi, Poetik Metnin Çözümlenmesi gibi kitapları bulunmaktadır. Poetik … Okumaya devam et LOTMAN ve SİNEMA ESTETİĞİNİN SORUNLARI: FİLMİN SEMİOTİĞİNE GİRİŞ Başlıklı Yapıtı Üzerine

DRACULA (1931) – Bela Lugosi’nin Korku Sinemasına Hediyesi

İlk bakışta doğal olarak sadece Bela Lugosi’yi Dracula rolünde çok beğendiğim için bu tür bir başlık attığım düşünülebilir, kendisini oyuncu olarak çok beğendiğim doğru olsa da, başlığın altında farklı bir neden yatıyor: Dracula’nın hem çekim hazırlıkları yapılırken, hem de çekimler sırasında, Bela Lugosi dışında kimsenin filmi ciddiye almamış olması. Oyuncuların bir kısmı, hatta yönetmen Tod … Okumaya devam et DRACULA (1931) – Bela Lugosi’nin Korku Sinemasına Hediyesi

TÜRKAN ŞORAY Kostümlerinin Kurduğu Tümceler

İlk filmi olan, Türker İnanoğlu imzalı Köyde Bir Kız Sevdim’den bugüne iki yüz yirmi iki yapımda rol alan Türkan Şoray, altmış yılı aşan sanat yaşamında canlandırdığı karakterlerle ama aynı zamanda filmlerin dışındaki dünyada kendisi olarak da izleyicinin beslediği sevgiyi koruyan bir yıldız. Üstelik genelgeçer yıldız kalıplarına, tavrına gönül indirmeden, birtakım stratejilerle değil olduğu gibi, dürüst, … Okumaya devam et TÜRKAN ŞORAY Kostümlerinin Kurduğu Tümceler

MOTHER! – Dört Heterotopyalı Bir Toprak Ana Kalbi

Psikolojik korku-gerilim türüne dahil edilebilecek Mother! (2017),  Black Swan (2010) ve Requiem for a Dream (2000) gibi filmlerle adından söz ettiren Darren Aronofsky tarafından yazılıp yönetilmiştir. Filmde çokça dinsel ve mitolojik alegorilere yer verilir ve bu düzlem üzerinden bir sinemasal hikâye elde edilir. Gösterim sonrası çoğunlukla Aronofsky tarafından açımlanan bu filme yeni yorumlar getirmek oldukça … Okumaya devam et MOTHER! – Dört Heterotopyalı Bir Toprak Ana Kalbi

CARNIVAL of SOULS ve Göstergebilimsel Bir Okuma

Korku ustalarından George A. Romero’nun, Yaşayan Ölülerin Gecesi (Night of the Living Dead) filmi 1968 yılında sinemalarda gösterilmeye başladığında, seyirciler “daha önce buna benzer hiçbir şey izlemedim” izlenimiyle çıkıyorlardı salonlardan. 1960’larda, hatta 1970’lerde bile geniş kitlelere yönelik korku filmleri çekilmiyordu (1973 tarihli The Exorcist yine döneminin ilerisindeydi). Rod Serling’in muhteşem The Twilight Zone (1959-1964) dizisinde … Okumaya devam et CARNIVAL of SOULS ve Göstergebilimsel Bir Okuma