THE INNOCENTS (De Uskyldige) – Aslında Ne Kadar Masumlar ?

Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard seçkisinde bu yıl prömiyerini yapan Eskil Vogt’un MER Film şirketinden çıkan The Innocents (De Uskyldige / Masumlar, 2021) filmi l’Etrange Festival’in yarışma bölümünde gösterildi. Norveç yapımı film, Marvel ve DC’nin tekelinde gibi gözüken süper kahraman / anti kahraman sinemasının Avrupa’dan çıkan önemli örneklerinden. The Innocents, türe temelde iki açıdan … Okumaya devam et THE INNOCENTS (De Uskyldige) – Aslında Ne Kadar Masumlar ?

AMERICAN HORROR STORIES: Dehşet Olduğu Anda Bir Hikâye Ortaya Çıkar (Bölüm 6)

Kulaklarımız duyduğumuz herhangi bir çığlığın yanından umursamazca geçemediği gibi dehşetin yüzünü görmeye başladığımız zaman da başını başka yere çeviremez olur. AHS (American Horror Story) serisinin de genel olarak takip ettiği yol bununla bağlantılıdır. Son derece sert, işkence görmüş şiddetli bir hikâyenin peşinden sürekli olarak sürüklenir dururuz. Spin-off serisinin altıncı bölümü olan Feral’da (“yabani koşullarda yaşayan” … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Dehşet Olduğu Anda Bir Hikâye Ortaya Çıkar (Bölüm 6)

PRISONERS OF THE GHOSTLAND: Gülünçleştirme Yolunda Gülünçleşmek

Fransa’nın başkenti Paris’te devam eden L’Etrange Festival’in (Tuhaf Festival) ikinci gününde gördüğüm filmlerden birisi de Nicolas Cage’in başrolünü üstlendiği Prisoners of The Ghostland (Hayalet Diyarın Mahkumları, 2021) oldu. Japon yönetmen Sono Sion’un en yeni filmi, festivalin beklenen yapımlarından biriydi. Şair ve yönetmen Sion, ilk kez içinde Cage gibi bir starın olduğu uluslararası bir cast ile … Okumaya devam et PRISONERS OF THE GHOSTLAND: Gülünçleştirme Yolunda Gülünçleşmek

Etrange Festival ve Tuhaf Zombiler: THE SADNESS

Bu sıralar Paris’te çok “tuhaf” şeyler oluyor. Evet, 27. Étrange Festival yani “Tuhaf Festival” kapılarını açtı. 8 - 19 Eylül arası “genre” yani tür sinemasının bu yılki istenmeyen çocukları Fransa’nın başkentinde buluştu. Étrange ile ilgili Dial M for Movie’de geçen yıl yayımlanan yazılarımızı okumama gaflet ve delaletinde bulunan sevgili sinefiller için öncelikle bu festivalin ne … Okumaya devam et Etrange Festival ve Tuhaf Zombiler: THE SADNESS

MEANDER: Günbatımı Günbatımını Taklit Ederken

Bir günbatımı resminin günbatımını temsil etmesi beklenir, öte yandan günbatımını örnek almış bir resim, aslında resimsel biçim olarak bu türden bir idea’nın gölgesini takip eder. Dolayısıyla temsil edilen her ne ise mantıksal olarak örnek aldığını gerek bağımsız temsilcileriyle gerekse benzer temellendirmeleriyle gösterir. Bu bağlamda Fransız yönetmen Mathieu Turi’nin ikinci uzun metraj filmi olan 2020 tarihli … Okumaya devam et MEANDER: Günbatımı Günbatımını Taklit Ederken

CANDYMAN (2021) – Onların Mekânı Ölümün Diyarıdır

Filmi yöneten ve aynı zamanda senaryo yazım kadrosunda da yer alan Nia DaCosta’nın Candyman (Şeker Adamın Laneti, 2021) filmi alışılageldik yeniden çevrim (remake) yapımların önüne geçiyor. Hepsinden de önemlisi kesinlikle efsanenin ana maddesinden kendisini kurtarmak isterken kaynak sözcenin asıl mülkiyetinde mahsur kalma tuzağına düşmüyor: Candyman efsanesinin rastlantısal dünyasının olasılıklarından besleniyor. Hem yapımcı koltuğunda oturan hem … Okumaya devam et CANDYMAN (2021) – Onların Mekânı Ölümün Diyarıdır

Friedrich Wilhelm Murnau, FAUST ve Yeryüzü Cehennemi

Friedrich Wilhelm Murnau dendiğinde, akla genellikle haklı olarak Nosferatu (1922) gelse de, Murnau’nun “şaheserim” dediği filmi, 1926’da çektiği Faust’dur. Biz sinemaseverler için Murnau filmleri arasında ayrım yapmak neredeyse imkansız, ancak yönetmenin bu saptaması da göz ardı edilecek gibi değil. Bunun nedenlerine inmeden önce, Faust’un kökenini hatırlayalım: Marlowe’un Faust’u, Goethe’nin Faust’u ve Alman halk masalları. Eleştirmen … Okumaya devam et Friedrich Wilhelm Murnau, FAUST ve Yeryüzü Cehennemi

AMERICAN HORROR STORIES: Azize İlan Edilmek Suretiyle Klasik Mirasa Sahip Çıkmak (Bölüm 5)

2019 yılında televizyon dünyasında yerini alan, Tony Basgallop ve M. Night Shyamalan’ın oldukça başarılı çalışması Servant serisinden sonra, en azından televizyon dünyasında, “gizemli bebek” etrafında gerilim yaratma seviyesinin üst düzeye çıktığı söylenebilir. Daha çok televizyon dizilerinde kendini gösteren Sanaa Hamri’nin yönetmenliğinde gerçekleştirilen American Horror Stories’in Ba'al adlı bölümü iyiliği, kötülüğü, gizemi veyahut şeytanları kendince yorumlamaktan … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Azize İlan Edilmek Suretiyle Klasik Mirasa Sahip Çıkmak (Bölüm 5)

AMERICAN HORROR STORIES: Kurgusal Dijital Bir Fantezi (Bölüm 4)

Serinin en zayıf halkası olmaya aday bir bölüm olan The Naughty List, yarının gerçeğini yansıtmaya çalışırken elini kapının arasında sıkıştırmış bir anlatı. Oyuncu ya da röntgenci kavramları üzerinden sıklıkla yapılan yapım ve serilerin arasına yerleştirebileceğimiz bu bölümde ultra korkutucu bir seçim yapmamıza gerek kalmıyor. Öte yandan bu bölüm bir spin-off serisine ait olarak American Horror … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Kurgusal Dijital Bir Fantezi (Bölüm 4)

Dişil Girdapta Eriyen İktidar: VERTIGO

Sitemizde bugüne kadar pek çok filmine yer verdiğimiz Alfred Hitchcock’un en iyi filmlerinden birisi olarak kabul edilen Vertigo (Ölüm Korkusu) 1958 yapımı olmakla birlikte tıpkı 1954 yapımı Rear Window (Arka Pencere) gibi James Stewart’ı başrolde ağırlıyor. Rear Window’da olduğu gibi Vertigo’da da Stewart rolüne cuk oturuyor diyebiliriz. Rear Window’da Stewart’ın heyecana ve de karşı apartmanda … Okumaya devam et Dişil Girdapta Eriyen İktidar: VERTIGO