1971’de başlayan sinema kariyerinde çektiği birbirlerinden oldukça farklı filmlerle tanınan Abel Ferrara’nın 1995 yapımı filmi The Addiction (Bağımlılık), özellikle yönetmenin sinemasal çeşitliliğini anlamamız açısından biçilmiş kaftan olarak görebileceğimiz bir eser. Ms. 45 (Ferrara, 1981) ve sonrasında başlayan, 90’larda New York’u arkasına alarak dünyanın bu en görkemli şehrinin kaybedenlerini, banliyölerini kendine dert edinen Ferrara’nın neo-noir tadını … Okumaya devam et İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION
ARKADAŞIM ŞEYTAN – Atıf Yılmaz Sineması ve Edebiyat #1
1951’deki ilk filminden 2004 tarihli son filmine kadar yüzü aşkın yapıta imzasını atan Atıf Yılmaz, sinemasını hep yenileyen, yalnızca sanatsal anlamda değil, düşünsel olarak da günceli takip eden, böylece hem kendisini hem filmlerini eskitmemiş bir yönetmen. 1980 sonrasında Türkiye’de ivme kazanan ikinci dalga feminist hareketi görmezden gelmek ya da “burjuva hareketi” gibi etiketlerle yüzeysel biçimde … Okumaya devam et ARKADAŞIM ŞEYTAN – Atıf Yılmaz Sineması ve Edebiyat #1
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 9: The We We Are) – Başlangıç Noktasının Antinomisi
Sezonun ilk bölümü “The You You Are” (Asıl Olduğun Sen) ile başladığımız yolu “The We We Are” (Gerçek Biz) ile kapatıyoruz. Bu anlamda yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi ilk sezon başlangıç ve son nokta olmak üzere bir çatışkı, yani durumun antinomisini yaratıyor. Öte yandan oldukça bireysel bir dışavurumu olan sezonun ilk bölümüyle karakterlerin tekil olarak … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 9: The We We Are) – Başlangıç Noktasının Antinomisi
ONUR SAVAŞI (JAGTEN / The Hunt) – Aile Kavramına ve Toplumsal Lince Sıradışı Bir Yaklaşım
Danimarka sinemasının güçlü isimlerinden Thomas Vinterberg, Mads Mikkelsen gibi ikonik bir oyuncuyla iş birliği yaparak, insan doğasının karanlık yönlerini ve toplumsal bağların ne kadar kırılgan olduğunu sinematografik bir ustalıkla gözler önüne seriyor Jagten’de (Onur Savaşı, 2012). Bu filmde Lucas karakterine hayat veren ve duygu yüklü mimikleri ve derin anlamlar taşıyan bakışlarıyla Mikkelsen, adeta izleyiciyi ekrana … Okumaya devam et ONUR SAVAŞI (JAGTEN / The Hunt) – Aile Kavramına ve Toplumsal Lince Sıradışı Bir Yaklaşım
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 8: What’s for Dinner?) – Sentetik Birliğin İşlenemez “Zorunlu” Tasarımı
Kökensel veya transcendental koşul ne olursa olsun her daim üzerine basılan zeminin bir anlamda “gerçeklik” kuvvetinden yoksun bir profil çiziyor olması seri boyunca tüm Lumon çalışanlarının üzerine karanlık bir perde savururken, diğer yandan özünde sahip olunmayan ancak deneyimleyerek gerçekliğe kavuşturulan bir karakter yaratımı da, ana gerçeklikten besleniyor. Bilincin tüm sezgi verilerini öncellemeye gayret gösteren ilk … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 8: What’s for Dinner?) – Sentetik Birliğin İşlenemez “Zorunlu” Tasarımı
KUTSAL İNCİRİN TOHUMU: Devlet ‘Baba’ ve Toprağa Gömülmesi Gereken Müesses Nizam
İranlı ünlü sinemacı Mohammad Rasoulof’un son incisi The Seed of the Sacred Fig (Kutsal İncirin Tohumu) 2024 Cannes Film Festivali’nde en prestijli ikinci ödül olan Büyük Jüri Ödülü’nün sahibi olmuştu. Yönetmen Rasoulof bu süreçte hapisteydi ve İran devletinden gizli bir şekilde çektiği filminin ödülünü almak için önce Almanya’ya kaçtı, oradan ise Cannes’a geçerek sonuna dek … Okumaya devam et KUTSAL İNCİRİN TOHUMU: Devlet ‘Baba’ ve Toprağa Gömülmesi Gereken Müesses Nizam
54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) Başlıyor! 2025’te Yerinde Takip Edeceğimiz Festivallerden İlki 30 Ocak’ta Kapılarını Açıyor!
2021 yılından bu yana akredite basın olarak keyifle takip ettiğimiz Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR), bu yıl da programına dahil etmiş olduğu seçkisiyle tür olarak birbirinden zengin yapımlarla karşımızda. Özellikle Big Talk kategorisinde davet etmiş olduğu isimler, bu yıl 54. edisyonu düzenlenecek olan festivali daha da renklendiriyor. Sundance’den sonra yılın ilk festivali olması nedeniyle IFFR’nin … Okumaya devam et 54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) Başlıyor! 2025’te Yerinde Takip Edeceğimiz Festivallerden İlki 30 Ocak’ta Kapılarını Açıyor!
NOSFERATU (2024) – Vampir Mitosu Estetiği ve Ders Niteliğinde Bir Uyarlama
Dünya Prömiyerini 8 Kasım 2024’te Los Angeles’ta yapan Robert Eggers’ın dördüncü uzun metrajı Nosferatu (2024) festivallere pek uğramadan, gösterim serüvenini sessizce ve yavaş yavaş tüm ülkelerde sürdürdü, film ülkemizde de bugün, 3 Ocak 2025’te gösterime girdi. Eggers’ın son filmini “korku”, “dönem filmi” vs. gibi belli kategorilerde değerlendirmek mümkün ancak herşeyden önce sanatsal yönü ağır basan … Okumaya devam et NOSFERATU (2024) – Vampir Mitosu Estetiği ve Ders Niteliğinde Bir Uyarlama
THE LONG FAREWELL: Nesiller Arasına Çizilmiş Kalın Çizgi
Sovyetler Birliği’nin önemli ama kendi içlerinde bir o kadar da tartışmalı yönetmeni Kira Muratova’nın ikinci uzun metrajlı filmi The Long Farewell (Uzun Ayrılık, 1971), oldukça kapsamlı bir Sovyet Rusya’sı resmi çizerken bir yandan da bizlere çokça soru sordurarak beyin fırtınası yapmamızı ve bir bakıma filme katılmamızı sağlıyor. KONU: Babasıyla çıkmış olduğu tatilden oldukça farklı şekilde … Okumaya devam et THE LONG FAREWELL: Nesiller Arasına Çizilmiş Kalın Çizgi
DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN’in Güvenilmez Anlatıcısıyla Birtakım Mülâhazalar
Türk edebiyatında deneme türünün önemli yazarlarından Salâh Birsel, 1950’lerin sonunda bir tane roman yazar. Önce Ulus gazetesinde tefrika olarak okurla buluşan Dört Köşeli Üçgen adlı bu kitabın yayımlandığında yıl 1960’tır. 1950 kuşağı Türk yazarlarının yapıtlarını düşünürsek Birsel’in romanını “umulmadık bir metin” addetmek zor; çünkü okur, önceki on yıl boyunca onu ataletten kurtaracak metinlerle sıklıkla meşgul … Okumaya devam et DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN’in Güvenilmez Anlatıcısıyla Birtakım Mülâhazalar
